Kitap Kategorileri %25 İNDİRİM Bugün

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları

Henüz yorum yok
Yazar
İbrahim Halil Şua
Yayınevi
Seçkin Yayıncılık
Baskı yılı
Temmuz 2025
Baskı
1. Baskı
Sayfa
172 sayfa
Kapak
Karton Kapaklı
ISBN
9786253811914
Ebat
13x19 cm

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları Kitabının Özeti ve Açıklaması

Beşikten Kürsüye Bir İş Hâkiminin Anıları kitabı, yazar İbrahim Halil Şua tarafından yazılmıştır. Seçkin Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Kitabın doğrulanmış baskı bilgileri: 1. Baskı, Karton Kapaklı, 172 sayfa, Türkçe. EAN/ISBN13: 9786253811914. Diğer Kategoriler kategorisinde yer alır.

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki geçen zamanda en çok aklımızda kalanlar çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığımız olaylar, karşılaştığımız kişiler. Ne çok anı biriktirdik aslında, aktaramadığımız, paylaşamadığımız. Anılar duygu yüklü olunca, okuyanlar kendinden bir şeyler bulmaya başlıyor. Aynı olayları kendilerinin de yaşadığını belirtip, sevincinize, üzüntünüze ortak olabiliyor. Hayatını işine adamış, işini çok seven, öğrendiğini paylaşan biri olarak doğumumdan bugüne yaşadığım kimi olayları lezzet içeren hikâyeler tarzında kaleme almayı düşündüm. Çocuklarıma bırakacağım bir anılar demeti olsun, diye. Bu niyetle yazmaya başladığımda çevremden, ailemden, sosyal medya takipçilerimden olumlu tepkiler almaya başladım. Su gibi akıp giden anılarımı, iki kapak arasına almamı tavsiye edenler oldu. Ancak zorlama ile yazmak gelmedi içimden. Bu sefer duygularımın yoğun olduğu dönemlerde yazmaya başladım. Yazdıkça rahatlıyor, kendime geliyordum. İyi geliyordu bana yazmak. Bana iyi gelen başkalarına da iyi gelebilirdi. Sonuçta gönül almaktı, gönül vermekti bizim işimiz. Bir Çin atasözünde şöyle der: "En silik mürekkep, en güçlü hafızadan daha iyidir."...

Çalışma hayatımda hâkimlikten ziyade hakem olmaya başlamıştım zamanla. Mahkemeye husumetle gelenler, husumetle çıkmamalıydılar. Asıl olan uzlaşmalarıydı. Güvenmeleriydi birbirlerine. Soğuk duvarlar arasında yüreklere işlenen kararlar verilmeliydi. Kendimi sorumlu hissetmeye başladım bu noktada, "iş Yargısında Uzlaşma Kültürü" başlıklı onlarca seminer verdim kurum ve kuruluşlarda. Kürsüye ve tek bir mahkemeye hapsolan bir hâkimlik bana yetmezdi artık. Farkındalık oluşturmalıydım birikimimle, tecrübelerimle, insanın ruhuna dokunmalıydım adeta, işi bilmek, işi sevmek yetmiyordu. Adil olmak, hakkaniyetten yana olmak da gerekiyordu. Sırf iş çıkartayım, terfi edeyim, Yargıtay'ın istediği gibi kararlar vereyim, kararlarım onansın düşüncesi için "hâkim" olmamıştım. Makam sahibi olayım, insanlara tahakküm edeyim düşüncesinde de olmadım. Halden anlayayım, haksızlık etmeyeyim, adil olayımdan başka bir derdim de olmadı. Kimi zaman takdir görmedik belki ama Rızayı ilahi dışında başka bir şey de gözetmedik. Yaşama, kazanma veya kaybetme düşüncesiyle de bakmadık. Hüzünlü süreçler de yaşadık bu arada... işte bu kitap tüm bu yaşam serüvenimi tatlısı ile acısı ile anlatmaktadır.

Yeni ürünler ve kampanyalardan haberdar olun.

Sepetim

Sepette ürün yok

Sepetiniz şu an boş.

Alışverişe başla